Dünyada 10 milyon, Türkiye'de ise 100-150 bin civarında Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayının 2030'da iki katına çıkacağı öngörülürken, buna karşın halen hastaların ortalama %40'ının tanı alarak tedavi gördüğü de bilinmektedir.
Parkinson hastalığı ve tedavi süreci kapsamında toplumsal farkındalık ve bilinç oluşturmak adına her yıl 11 Nisan "Dünya Parkinson Hastalığı Günü"' nde tüm dünyada çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Parkinson hastalığı beyinde hareketlerden sorumlu olan hücrelerin bir bölümünün hasara uğraması ve/veya eksilmesi, sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Üst beyin sapında yer alan substansiya nigra hücrelerinin azalmasıyla meydana gelir. Bu hücreler “dopamin” adı verilen kimyasal bir madde salgılar ve görevi bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarmaktır. Bu hücreler hasara uğrarsa dopamin salgılayıp depolayamazlar ve sonuç olarak dopamin eksikliği oluşur. Bu eksiklik % 80 gibi ciddi boyuta ulaştığında hareket ve denge işlevleri etkilenir Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar. Parkinson hastalığı genel olarak bir yaşlılık hastalığı ( 55 yaş ve üzeri) olarak bilinse de başlangıç yaşı 30'lara kadar inebilmektedir. ‘Türkiye Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Sıklığı Çalışmasına göre Parkinson hastalığı 15 yaş üstünde ‰ 3 iken 65 yaş üzerinde % 2 ‘dir . Erkekler de kadınlara oranla daha sık görüldüğü araştırmalarca saptanmıştır. Parkinson hastalığında önemli olan erken teşhis ve doğru tedavi yöntemiyle hastalık belirtilerinin önemli ölçüde kontrol altına alınabileceği ve böylelikle yaşam kalitesinin yükseltilebileceğinin bilinmesidir. Yavaş ilerleyen bu hastalığın her aşamasında oldukça etkin çok sayıda ilaç ve cerrahi tedavi imkanları vardır. Giderek geliştirilen yöntemler ülkemizde de yaygın olarak hastalara uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçlar kadar fizyoterapi, psikoterapi, diyetisyen desteği ile dengeli beslenme ve düzenli yaşam da önemlidir.
Parkinson Hastalığının Erken Belirtileri Nelerdir?
- Titreme: Parmaklarda, elde, çenede veya dudaklarda titreme
- Hareket etmede veya yürümede zorluk: Gövdede, kol ve bacaklarda katılık.
- Yürürken kolları sallayamamak
- Uyku sorunu: Derin uyku sırasında yatakta tekmeleme, vurma, çırpınma gibi hareketler
- Maske yüz: Kötü bir ruh halinde olunmamasına rağmen ciddi, depresif ve/veya kızgın bir görünüm
- Koku duyusunda kayıp: Muz, turşu, meyan kökü gibi besinlerin kokusunu alamama
- Kabızlık
- Öne eğilmek / kamburlaşmak
- El yazısında küçülme: El yazısında ani küçülme
- Düşük ses tonlu konuşma
- Baş dönmesi, bayılma
Parkinson Hastalığı Teşhişi Konulduğunda Ne Yapılmalı ?
- Öncelikle hastalıkla ilgili pozitif düşünmeye ve çözüm odaklı olmaya çalışın
- Hastalık hakkında mümkün olduğunca bilgi alın, araştırın
- Takip eden sağlık profesyonelleriyle iyi ilişki ve iletişim kurun
- İlaçlarınızı tarif edildiği saat ve dozlarda kullanın
- İlaçların yan etkileri ve besin/ilaç etkileşimleri konusunda bilgi alın
- Günlük düzenli egzersiz programı yapın ve aksatmayın
- Günlük aktivitelerinizi mümkün olduğunca bağımsız yapın, yapmaya çalışın
Parkinson Hastası Nasıl Beslenmeli ve Beslenmede Nelere Dikkat Etmelidir?
- Düzenli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
- 2-3 saat aralıklarla beslenin ve aşırı yemekten kaçının.
- Kilo alımından kaçının, kilo alımının yavaşlayan beden hareketlerini daha da ağırlaştırabileceğini unutmayın.
- Kabızlığa karşı günlük yeterli lif (25-35 gr) alımına dikkat edin ve yeterli su tüketin. Özel bir durum söz konusu olmadığı takdirde su tüketimi için 30-35 ml/kg olarak hesaplama yapabilirsiniz.
- Genelde ileri yaş hastalığı olduğu için ortalama altı ayda bir kanda lipid ve kolesterol düzeyleri dahil olmak üzere kan tahlillerinizi yaptırın.
- Yeterli protein almaya özen gösterin, özellikle akşam yemeklerinde protein tüketimini ön plana çıkarın.
- Antioksidanların hastalığın seyrini yavaşlattıkları araştırmalarda gözlenmiştir. Bu nedenle günlük beslenmenizde taze ve çeşitli renklerde sebze ve meyve tüketin. Ayrıca ilaç kalıntısı riskinden dolayı iyice yıkayarak tüketmeye özen gösterin.
- E vitamininin Parkinson hastalığının etkilerini azalttığı gözlemlenmiştir. E vitamini doğal kaynaklarına (koyu yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar (ceviz, fındık gibi), buğday) beslenmenizde yer verin.
- Omega-3 yağ asitleri de parkinson hastalarının beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Beynin sağlıklı çalışması için gerekli olan omega-3 yağ asitleri aynı zamanda anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Somon, uskumru ve keten tohumu gibi omega-3 bakımından zengin besinleri mutlaka tüketin.
- Çoklu doymamış omega- 6 grubu yağ asitlerinden zengin bitkisel sıvı yağlar yerine omega- 9 bakımından zengin zeytin yağı kullanın.
Erken teşhis hayat kurtarır, hayatı kolaylaştırır.
Sağlıkla kalın